6- Siyresi

04 December 2025 54 dk okuma 12 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 3 / 12

Bu sebeple Masumlar (a.s) Kuran öğretimine özel olarak özen gösteriyorlardı. Bu bölümde Masumların (a.s) siyerini bu alanda inceleyeceğiz. Bu araştırmanın hedefi, Onların Kuran öğretiminde kullandıkları noktalara ulaşabilmektir. Bu bölümün konularını aşağıdaki başlıklar altında sunacağız:

1- Halkın geneline Kuran öğretimi. 2- Çocuklara Kuran öğretimi. 3- Dersin ilk maddesi Kuran. 4- Çocukları Kuran tilavetine alıştırmak.

1- Halkın geneline Kuran öğretimi

Masumlar (a.s) Müslümanlara, özellikle de gençlere ve ergenlere Kuran öğretimine önem veriyorlardı. Örnek olarak Emiru’l-Muminin’in (a.s) siyerini burada naklediyoruz. İmam Bâkır (a.s) şöyle buyuruyor:

“Emiru’l-Muminin (a.s) sabah namazını kıldıktan sonra güneş doğana kadar namaz takibatını yapıyordu. Güneş doğarken yoksullar ve diğer halk Onun etrafında toplanıyordu ve İmam (a.s) onlara fıkıh ve Kuran öğretiyordu.”

2- Çocuklara Kuran öğretimi

Masumlar (a.s) çocuklara Kuran okumayı öğretiyorlardı. Şöyle nakledilmiştir:

“Abdurrahman bin Sülemî, İmam Hüseyin’in (a.s) evladına Fatiha suresini öğretti. İmamın evladı, Fatiha suresini İmam’a okuduğunda, İmam, Abdurrahman’a bin dinar, bin elbise hediye etti ve ağzını inciyle doldurdu.”

Bu siyer açıkça İmam’ın (a.s), evlatlarına Kuran öğretimine gösterdiği özene işaret etmektedir. Emiru’l-Muminin’in (a.s) İmam Hasan’a (a.s) mektubundan da Onun İmam Hasan’a (a.s) Kuran’ı çocukluğunda öğrettiği anlaşılmaktadır. O mektupta şunları okuyoruz:

“Senin öğretimini Allah’ın kitabıyla, onun tefsiriyle ve İslam şeriatıyla, ahkâmıyla, helali ve haramıyla başlattım.”

Masumlar (a.s), ebeveynlere de çocuklarına Kuran öğretmelerini tavsiye ediyorlardı. Peygamber’den (s.a.a) ulaşan bir rivayette şöyle geçiyor:

“Çocuğuna Kuran öğreten kimse, on bin kere Haccetmiş gibidir.”

3- İlk ders maddesi, Kuran öğretimi

Emiru’l-Muminin’in (a.s) İmam Hasan’a (a.s) mektubunda söylediği, kendisinin ilk adımda Kuran’ı ve dinî hükümleri İmam Hasan’a (a.s) öğrettiğidir. Bu mektupta şöyle geçmektedir:

“Oğlunun işlerine bakan şefkatli bir baba gibi senin işlerine baktım. Öğretmen ve amel etmen için senin için edepten bir şeyler biriktirdim. Çünkü sen henüz ömrünün baharındasın ve önünde uzun bir yol var, iyi niyetli, temiz, pak bir ruha sahipsin. Her şeyden önce sana ilk olarak üstün ve yüce olan Allah’ın kitabını tefsir ve tevili ile İslam’ın şeriat ve ahkâmını, helal ve haramı ile öğretmeyi kararlaştırdım. Başka şeylerle ilgilenmedim.”

4- Çocuğu Kuran okumaya alıştırmak

Masumlar (a.s) sadece çocuklara Kuran öğretmeyle yetinmiyorlardı. Ayrıca çocukları Kuran’la aşina olmaları ve alışmaları için Kuran okumaya zorluyorlardı. İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor:

“Babam bizi bir araya topluyordu ve güneş doğana kadar zikir söylememizi emrediyordu. Okuyabilenlerin Kuran okumasını, okuyamayanların zikir söylemesini emrediyordu.”

Elbette Kuran okumak çocuklara mahsus değildir. Rivayetlerde yetişkinlere de Kuran okumaları tavsiye edilmiştir. İmam Sadık’tan (a.s) şöyle rivayet edilmiştir:

“Kuran okumak üzerinizedir ki Cennet’in dereceleri Kuran ayetleri sayısıncadır. Kıyamet koptuğunda Kuran kârisine şöyle denir: Oku ve yukarı çık. O, her bir ayeti okudukça bir derece yukarı çıkar.”

Peygamber’in (s.a.a) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

“Evlerinizi Kuran tilavetiyle aydınlatın… Ne zaman bir evde Kuran çokça tilavet edilirse hayrı çok olur, ev halkı bundan faydalanır ve bu ev gök ehline parlar, yıldızların yeryüzündekilere parladığı gibi.”

Masumlar (a.s) çocukları Kuran okumaya alıştırmaya özen gösteriyorlar ama onlara bu konuda zorluk çıkarmıyorlardı ve çocukların Kuran kıraati usullerinin bazılarına uymamalarına izin veriyorlardı. Örneğin Kuran okumak isteyen çocuklara abdest almalarını zorunlu şart unvanıyla sunmuyorlardı.

“Oğlu İsmail, İmam Sadık’ın (a.s) yanındaydı. İmam ona şöyle dedi: “Oğlum! Kuran oku.” İsmail “Abdestim yok” dedi. İmam şöyle buyurdu: “(Kuran oku ama) Yazılarına el sürme, kenarlarından tut.”

Şimdi şu sorular gündeme gelmektedir: Evvela neden Masumlar (a.s) çocukluk döneminde Kuran öğretimi üzerinde duruyorlardı? İkincisi neden Kuran ilk ders maddesi olarak öğretiyorlardı? Üçüncüsü neden Kuran tilaveti üzerinde ısrar ediyorlardı? Ve acaba bunda özel eğitimsel mülahazalar gözetilmiş midir?

İlk soru hakkında öncelikle iki konuya değinilmelidir:

1- İnsan çocukluk ve ergenlik döneminde hem konuları daha kolay öğrenir ve hem de öğrendikleri daha kalıcı ve daha sağlamdır. Peygamber’den (s.a.a) bir rivayette şöyle geçer:

“Gençlikte öğrenenin öğrendikleri taşa işlenmiş gibidir. Yetişkinlikte öğrenenin öğrendikleri ise su üstüne yazılmış gibidir.”

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar