8- Guluv

04 December 2025 46 dk okuma 12 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 3 / 12

Hadiste geçen “ğaşum” sözcüğü zalim anlamına gelir. Bu kelimede tam olarak geceleyin odun topladığı için yaşla kuruyu ayırt edemeyen, bu yüzden her önüne geleni kesen birine benzetme vardır. Ğaşum hükümdar, insanlara zulmeder ve onun için cezayı hak edenle etmeyen arasında hiçbir fark yoktur. “Marik/مارق” sözcüğü ise dinden çıkmış anlamına gelir. “Nazi/نازع” sözcüğü ise “taib/تائب” için tefsir mahiyetinde bir atıftır. “Nazi/نازع”, kendisini guluvdan söken ve batıl düşüncelerinden dolayı Allah’a tövbe eden kimse demektir. Ancak bazı nüshalarda “nazi/نازع” kelimesinin yerine ilimde üstünlük sağlayamamış cahil manasında “bari/بارع” kelimesi gelmiştir.

3. Hadis:

عنه  قال: صنفان من امتی لا نصیب لهما فی الاسلام الغلاة والقدریة

Yine Peygamberimiz şöyle buyuruyor: "Ümmetimden iki grubun İslam’da nasibi yoktur: Gulat (Aşırıya gidenler) ve Kaderiye (Kaderciler)."

4. Hadis:

یا علی مثلک فی امتی مثل المسیح عیسی بن مریم افترق قومه ثلاث فرق: فرقة مومنون و هم الحواریّون و فرقة عادوه وهم الیهود و فرقة غلوا فیه فخرجوا عن الایمان و انّ امتی ستفترق فیک ثلاث فرق: ففرقة شیعتک وهم المومنون و فرقة عدوک وهم الشاکون و فرقة تغلو فیک وهم الجاحدون و انت فی الجنة یا علی و شیعتک و محبو شیعتک و عدوک والغالی فی النار

"Ey Ali senin ümmetim içinde misalin Meryem oğlu İsa Mesih’in durumuna benzer. Onun kavmi üç fırkaya bölündü: Bir fırka havarilerden ibaret olan müminlerdir. Bir fırka ona düşmanlık eden Yahudilerdir. Bir fırka ise onun hakkında guluv edip aşırıya giderek imandan çıkanlardır. Çok yakında benim ümmetim de senin hakkında üç fırkaya bölünecek: Bir fırka senin Şiandır/takipçilerindir ki onlar müminlerdir. Bir fırka düşmanlarındır ki onlar şek etmektedirler. Bir fırka ise sende guluv edip aşırıya gidenlerdir. Onlar inkârcılardır. Sen –Ey Ali – Şian/takipçilerin ve Şianı sevenler cennettedir. Senin düşmanın ve guluv eden kimse cehennemdedir."

5. Hadis:

قال رسول الله  لعلی : یا علی مثلک فی هذه الامّة کمثل عیسی بن مریم احبّه قوم فافرطوا فیه و ابغضه قوم فافرطوا فیه قال: فنزل الوحی:

بقوله تعالی: و لمّا ضرب ابن مریم مثلاً اذا قومک منه یصدون

Resulullah (s.a.a) Ali’ye (a.s) şöyle buyurdu: "Ey Ali! Senin bu ümmet içindeki misalin Meryem oğlu İsa’nın misali gibidir. Bir grup onu sevdi ve bu sevgide aşırı gitti, bir grup da ona buğz etti ve düşmanlıkta aşırıya gitti. Bunun üzerine Yüce Allah şu vahyi indirdi:

Meryem oğlu örnek verilince, kavmin hemen bundan ötürü sevinip çığlık attılar."

6. Hadis:

عنه  قال لعلی  : والذی نفسی بیده لولا انی اشفق ان یقول طوائف من امتی فیک ما قالت النصاری فی ابن مریم لقلت الیوم فیک مقالاً لا تمرّ بملاء من الناس الا اخذوا التراب من تحت قدمیک و فضل وضوئک یستشفون به ولکن حسبک ان تکون منّی وانا منک ترثنی و ارثک

Resulullah’ın (s.a.a) Ali’ye şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Canımı elinde bulunduran (Allah)a yemin olsun ki eğer Nasara’nın Meryem oğlu hakkında söyledikleri şeyleri ümmetimden bazı grupların senin hakkında söylemesinden endişe etmeseydim bugün senin hakkında öyle bir söz söylerdim ki insanlardan hangi grubun yanından geçsen ayaklarının altındaki toprağı alır ve abdestinden artan suda şifa ararlardı. Ancak sana şu kadarı yeter ki sen bendensin ve ben sendenim; sen benden miras alırsın ve ben senden miras alırım."

7. Hadis:

قال علی  : یهلک فیَّ اثنان محبّ مفرط و مبغض مفرط

Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Benim hakkımda iki kişi helak olmuştur: Sevgide aşırı giden ve düşmanlıkta aşırı giden."

İmam Ali’den (a.s) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Benim hakkımda iki kişi helak olacak: Biri bana sevgide aşırı giderek bende olmayan şeyle beni öven kişi, diğeri ise bana buğzeden kimsedir ki bana duyduğu öfkesi onu bana iftira etmeye itmektedir."

Yine o Hazretten şöyle nakledilmiştir: "Benim hakkımda iki kişi helak olmuştur; beni sevip hakkımda ileri giden ve sevmeyip aleyhimde konuşan."

Buna yakın mazmunda ve benzer şekilde rivayetler vardır. Konuyu fazla uzatmamak için onları nakletmekten sarfı nazar ediyoruz.

Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah’ım! Meryem oğlu İsa, Nasara’dan beri olduğu gibi ben de gulattan beriyim. Allah’ım, onları daima yüzüstü bırak (hayal kırıklığına uğrat), onlardan hiçbirine yardım etme (başarı verme)."

Yine şöyle buyurmuştur: "Bizim hakkımızda guluv etmekten (ileri gitmekten) kaçının. Bizim, terbiye edilen kullar olduğumuzu deyin ve hakkımızda istediğiniz fazileti söyleyin."

İmam Ali’den (a.s) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Bizi kulluğun ötesine geçirmeyin; sonra hakkımızda istediğiniz şeyi (fazileti) söyleyin, asla (gerçek faziletimizin beyanına) ulaşamazsınız. Nasara’nın guluv ettiği gibi guluvva düşmekten sakının; zira ben guluv edenlerden beriyim/uzağım."

Şeyh Tusi El-Emali kitabında İmam Cafer Sadık’ın (a.s) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Gençlerinizi gulattan uzak tutun ki onları bozmasınlar. Zira gulat, Allah’ın en kötü mahlukatıdır. Onlar Allah’ın azametini küçültüyorlar ve Allah’ın kullarına Rablik isnadında bulunuyorlar. Allah’a yemin olsun ki gulat Yahudiler'den, Nasara'dan, Mecusiler'den ve müşriklerden daha kötüdür."

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar