Muhammed Arkun’un Kur’an’ın Dili Hakkındaki Görüşünün Tenkidi

04 December 2025 35 dk okuma 8 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 1 / 8

Özet

Cezayirli bilim insanı Muhammed Arkun’un Kur’an-ı Kerim hakkında, pek çok Kur’an araştırmacısını etkisi altına alarak İslam ve Arap dünyasının pek çok düşünürünü meşgul etmiş kendine özgü görüşleri vardır. Onun kaynakları, fikirleri ve eserleri çok sayıda bilim insanının tahkik ve tenkidine konu olmuştur. Kendisinin tafsilatlı biçimde odaklandığı mevzulardan biri de “Kur’an’ın dili”yle ilgili bahislerdir. Arkun, yazılı eserlerinde ve konuşmalarında, özellikle de “Kur’an Okumaları” isimli kitabında Kur’an’ın diline ilişkin inceleme ve tenkidi gerektiren birtakım özellikler belirtmiştir. Bu makalede, Kur’an’ın farazi mitolojileri, felsefî hermönetik, vahye nasutî bakış ve İncillerin hususiyetinin Kur’an-ı Kerim’e uygulanmasından oluşan dört eksene dair görüşleri eleştirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Muhammed Arkun, Kur’an’ın dili, hermönetik, vahye dair şüpheler

Giriş

Kur’an dili, çağdaş dönemlerde Kur’an ilimleri, kelam, felsefe, linguistik ve fıkıh usûlüyle irtibatlı tefsir ilminin anahtar konularındandır. Son yıllarda Kur’an dilinin özellikleri ve mahiyetiyle bağlantılı şüpheler dikkate alındığında bu mevzunun köklü bir analizi zorunlu görünmektedir. Bilimsel toplantılarda bu mevzuyu takip eden her araştırmacı ünlü ilim adamı Muhammed Arkun’a ait ve dikkat çekici kısmı üzerinde durmaya değer ve tenkide açık çok sayıda görüşle karşılaşacaktır. Bu makalede adı geçen ilim adamının bir kısım fikirleri analiz edilirken “Kur’an dilinin gerçekliği”ne şahitler gösterilecektir.

Muhammed Arkun’un Kimliği

Muhammed Arkun Şubat 1927’de Cezayir’in Tiaret şehrinde toplumun alt sınıflarından Berberi bir ailede dünyaya geldi. Lise tahsilini Oran şehrinde, yüksek öğrenimini ise el-Cezire’de ve daha sonra da Paris’te tamamladı. Fransızca ve Arapça’yı öğrendi, 1956-59 yılları arasında Paris Edebiyat Fakültesi’nde Arap dili ve edebiyatı dersi verdi. 1960-69 yıllarında Sorbonne Üniversitesi’nde doçent olarak görev yaptı. 1969’da Lyon Üniversitesi’nde konferans profesörlüğüne seçildi. 1972’ye kadar bu kürsüde hizmet verdi.

Muhammed Arkun; Rabat, Fas, el-Cezayir, Tunus, Şam, Beyrut, Tehran, Berlin, Amsterdam, Harvard, Princeton, Colombia ve Denver gibi çeşitli şehir ve ülkelerdeki üniversitelerde değişik bilim dallarında ders verdi. Yine muhtelif alanlarda konferanslar düzenledi. Ömrünün son yıllarında Sorbonne Üniversitesi’nde Ömür Boyu Profesörlük makamında İslam düşüncesi ve medeniyeti dersi verdi. 2009 yılında 82 yaşında Paris’te vefat etti.

Arkun’un Fikirlerinin Diğer Bilim Adamları Üzerindeki Etkisi

Muhammed Arkun’un fikirlerinin çeşitli bilim dallarındaki akademisyenler ve araştırmacılar üzerindeki etkisi dikkat çekicidir ve eşine az rastlanır türdendir. O kadar ki, mesela Nasr Hamid Ebu Zeyd (bkz: Felsefetu’t-Te’vil, Mefhumu’n-Nas, İşkaliyyatu’l-Kıraa ve Âliyyatu’t-Te’vil, el-Hitabu’d-Dinî kitapları), Ahmed Halefullah[1], Dr. Suruş vs. gibi isimlerin dile getirdiği görüşler onun fikirlerinin tercümesi yahut en azından sözlerinden alıntıdır.

Kur’an Dilinin Semantiği

“Dil” kelimesi lugatta iki temel anlamda kullanılır: Ağızdaki hareketli kas (konuşma aracı) ve bir millete ya da topluluğa özgü Farsça, İngilizce gibi konuşma. (Dehhoda, Logatname-i Dehhoda, 1373: 1113). Bu kelimenin Arapça’daki muadili, Kur’an-ı Kerim’de tekil ve çoğul olarak 25 kere geçen ve yukarıdaki her iki anlamın da kastedildiği “lisan”dır.[2] Bu makalede bu iki anlamdan hiçbiri kastedilmemiştir. Bizim ele aldığımız dilin kavramsal tanımı; kelimeler, cümleler ve ifadelerin muhataplarıyla karşılaşma anındaki bağıntısal ve nedensel yapı türüdür. (Reşad, Felsefe-i Din, tarihsiz: 101).

Çağdaş Kur’an muhakkiklerinden biri bu konuda şöyle yazar: “Kur’an dilinden maksat Kur’an’ın dili (Arapça) değildir. Bilakis kastedilen, Kur’an’ın kelimeler, hükümler ve cümleler bakımından ne tür özelliklere sahip olduğudur. Haber mi, inşa mı; hakiki mi, mecaz mı; temsilî mi, mitolojik mi; bir tek katman mı, katmanlar mı vs. Kur’an’da kullanılan kavramlar beşerin gündelik hayatında vazedilmiş anlamlara mı delalet eder, yoksa hakiki kesin manalara mı? Kur’an, mesajını iletmede nasıl bir üslup ve yöntem (genel, duygusal, bilimsel, sembolik vs.) kullanmıştır?” (Rızâyî Isfehanî, Mantık-i Tefsir-i Kur’an, 1390: 4/150; yine bkz: Sâcidî, Zeban-i Din ve Kur’an, 1385: 472-482). Dolayısıyla “dilbilim” alanı dilin özellikleri ve kullanımları bahsini ele almaktadır. Bizim konumuz ise bu özelliklerin Kur’an-ı Kerim’le bağını incelemektir.

Arkaplan

Kur’an dilinin terminoloji, edebiyat, fesahat ve belagat gibi bazı boyutlarına eski zamanlardan beri ilgi duyulmuştur. Ama onun sözkonusu anlamda kavramsal kullanımının geçmişi uzun değildir. Son yüzyılda üzerinde yoğunlaşılmıştır.

Önceki Sayfa 1 2 3 Sonraki Sayfa

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar